bunu yatağından yazıyorum

vücudunda yaşamanı sağlayan bir şey yaşıyordu
ve ben onu duyabilecek kadar yakınında duruyordum
“ne mucizevi bir şeysin”
ağzımı göğüs kafesinden içeri sokup “bir şeyi” öpmek istiyordum.

lavmor:

kara üzüm habbesi LGBT canıım.
gönlüm sevmez herkesi ibneysen güzelsin. 

(bohemayol gönderdi)

sen oturmuş bir başkasının hayalini kurarken -üstelik kokumu ve sesimi bıraktığım duvarlara bak, nefes alırken- ben burda avazım çıktığı kadar bağırıyorum üstelik üstü kapalı bir fanus burası.

80ler ve biz 90ların çocukluğu çok güzeldi. Şimdi geçmişe dönüp baktığımızda, ekran karşına geçip başlamasını beklediğimiz gün içinde ardı ardına izlediğimiz çizgi filmleri, dizileri, sokakta, kaldırım köşelerinde oynadığımız oyunları konuşabiliyoruz.
Gelecek nesile baktığımızda geçmişe dönüp baktıklarında konuşabilecekleri tek şey, sokakta yürürken öldürülen, tecavüz edilen, çocuk yaşta daha kendini bilmeden kendinden yaşça büyük bir adama “amca” demesi gerekirken “koca” demek zorunda bırakılan hem yaşıtları, belki arkadaşları belki en yakını olacak.
Bir ülkede, küçücük masumcacık çocuklara bunları yapanlar kadar yapılmasına izin veren her birey yapan kadar suçludur.
“Bugün 23 Nisan ve neşe doluyor insan” sözcüğünü bir kenara katlayıp bıraktık. 1 sene içerisinde kayıp verdiğimiz çocuk ruhlarından, kötüye maruz kalan ve ya kalmayan, korkuyla yaşayan ya da yaşamayan hepinizi avuç içlerinden öpüyorum.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının -yine bir zamanlar,eskisi gibi coşkulu ve neşeli- kutlu olması dileğiyle!

içimde bir kadın yüzüyor
içim deniz